..::CriminalsGrup a Hos Geldiniz::..
Would you like to react to this message? Create an account in a few clicks or log in to continue.
..::CriminalsGrup a Hos Geldiniz::..

Image

 
AnasayfaAnasayfa  Portal***Portal***  Latest imagesLatest images  AramaArama  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yap  

 

 Simyacı

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
By_GarzaN
Admin
Admin
By_GarzaN


Mesaj Sayısı : 303
Yaş : 30
Nerden : Bilgisayardan:)
İş/Hobiler : Herşey
Lakap : By_GarzaN
Kayıt tarihi : 03/02/08

Kişisel Bilgiler
Level:
Simyacı Left_bar_bleue1000000000000/1000000000000Simyacı Empty_bar_bleue  (1000000000000/1000000000000)
Kendinizi Belirten Bir Yazı: Aydınlık Gençlik Grubu
Tuttugun Takım: Galatasaray

Simyacı Empty
MesajKonu: Simyacı   Simyacı EmptyPaz Şub. 10, 2008 10:20 am

KİTABIN ADI ; Simyacı
KİTABIN YAZARI ; Brezilyalı Eski Şarkı Söz Yazarı Paulo COELHO’dur. Çeviren : Özdemir İNCE
YAYINEVİ VE ADRESİ = Can Yayınları, Hayriye Cad.No:2 Galatasaray / İSTANBUL
BASIM TARİHİ = 1988 yılında basılmıştır. Dünyanın dört bir yanında
satılan ve okunan kitap Türkiye’de ise 1996 yılından beri basılmakta
olup en son 1999 yılında 62 nci basımı yapılmıştır.
KİTABIN YAYIM MAKSADI İspanyadan kalkıp Mısır Piramitlerinin
eteklerinde hazinesini aramaya giden Endülüslü çoban Santiago’nun
masalsı yaşamının felsefi öyküsü. Sanki bir nasihatname; “yazgına nasıl
egemen olacaksın? Mutluluğu nasıl kuracaksın?” sorularına yanıt aranan
bir yaşam ve ahlak kılavuzu olarak yayınlanmıştır.


SİMYACI

Romanın kahramanı Santiago’nun anne ve babası rahip olması için onu
papaz okuluna göndermiştir. Santiago, okuldan arta kalan zamanlarında
babasına ait koyun sürüsünü otlatmaya götürür, bu sayede dağ, taş, tepe
demeden Endülüs’ü gezerdi. 16 yaşına geldiğinde rahip olmak
istemediğini, okuldan ayrılmayı ve gezginci olmak istediğini babasına
söyler. Bunun üzerine babası da, oğluna içinde üç adet altın İspanyol
parası olan bir kese vererek oğluna “git, kendine bir sürü al ve en iyi
şatonun bizim şatomuz ve en güzel kadınların bizim kadınlarımız
olduğunu öğreninceye kadar dünyayı dolaş” der ve oğlunu kutsar.

Santiago’nun sırtında bir heybesi ve içinde de yatarken yastık olarak
başının altına koyduğu bir kitabı ve yamçası vardı. Önce, babasının
vermiş olduğu parayla bir koyun sürüsü alır ve yaşamının büyük düşünü
gerçekleştirmeye başlar; artık geziyordur. Bazen “Papaz okuluna
Tanrı’yı aramak için nasıl gidebilirdim? ” diye düşünüp bunun kendisini
sıktığını düşleyip tekrar kendi yazıgısı doğrultusunda bir başka
yolculuğa çıkıyordu. Ancak dünya çok büyüktü, sonu gelmiyordu. Kısa bir
süre de olsa koyunlarının kendisine yol göstermesine izin verse de
sonunda bir yığın ilginç şeyler keşfederek tekrar onların peşinde
sürüklenmekteydi. Her gün yeni bir yere gittikleri otlaklar değiştiği
halde bazen mevsimlerin bile birbirine benzemediğini dahi
anlamıyorlardı. Koyunların yiyecek ve sudan başka bir kaygıları yoktu.
Dağ, taş, köy kasaba geçip akşam hava karardığında koyunları kurtlara
karşı emniyete alacak müsait bir yer bulduklarında yatıyor ve sabah
hava aydınlanıncada tekrar aynı şekilde gezmeye başlıyordu.

Ancak akşam yattığında uykusunda gördüğü rüyaların da etkisinde
kalarak; gördüğü bir düşün gerçekleşme olasılığının yaşamını
ilginçleştireceğini düşünüyor ve o şekilde hareket ediyordu. Romanın
ana konusunu teşkil eden Mısır Piramitleri’ne gitmesi ve orada hazine
bulacağı ona rüyasında söylenmişti. Romanın kahramanı, rüyasını
gerçekleştirmek için önce bir falcı kadına rüyasını anlatır. Falcı
kadın, kendisine tatmin edici bir cevap veremez, ancak bulacağı
hazinenin onda birini kendisine vermesini ister. Bunun üzerine bir daha
düşlere inanmamaya karar vererek oradan ayrılır ve yine koyunlarıyla
dolaşmaya devam eder. Ancak daha sonra geldiği kasabada karşılaştığı ve
kendisini Salem kralı olarak tanıtan yaşlı adamla konuşur, kendi
amaçlarını anlatır. Yaşlı adam, hayatın gizemleri hakkındaki bilgiye
karşılık Santiago’dan sürüsünün onda birini vermesini ister. Sarayına
davet eder ve çobanı bir teste tabi tutar. Bir yemek kaşığının içine
sıvı yağ koyarak kaşığı ağzında tutarak sarayını gezmesini ister. Bu
testin amacı, “mutluluğun gizi dünyanın bütün harikalarını görmektir
ama kaşıktaki iki damla yağı unutmadan” der. Çoban, mesajı almıştır.
Yaşlı adam, Santiago’ya biri beyaz diğeri siyah olmak üzere iki adet
gizemli taş verir ve siyah olanı “evet”, beyaz olanı “hayır” anlamını
taşıyan bu taşları “zora düştüğün zamanlarda kullanırsın ancak kendi
kararını kendin vermeye çalış” der.

Santiago, falcı kadından ve yaşlı adamdan aldığı işaretlerden sonra
Mısır’a gitmek için önce koyun sürüsünü satar ve parasını cebine
koyarak yola çıkar. Afrika’nın bir liman şehri olan Tanca’da kendisinin
turizm danışmanı olduğunu söyleyen bir Arap çocuğu ile tanışır, Mısıra
gidebilmek için sahranın geçilmesinin gerektiği bunun içinde deve almak
üzere Arap çocuk ile beraber pazara giderler. Fakat Arap paralarla
birlikte kaçarak Santiago’yu bu şehirde parasız pulsuz bırakır. Bunun
üzerine Santiago para kazanmak için bir billuriyeci dükkanında
çalışmaya başlar. Billuriyeci ile ilişkilerini geliştirdikçe ikisinin
de hayallerinin benzer olduğunu farkeder. Ancak billuriyecinin
yıllardır kutsal yolculuğa (hacca) gidişini gerçekleştiremediğini
öğrenir ve hayallerine ulaşmak için daha değişik yöntemlerle para
kazanmalarının gerektiğini anlatır.6 ay kadar burada çalıştıktan sonra
Santiago yeterli parayı kazanarak tekrar yola koyulur. Yolda bir
İngiliz’le karşılaşır. İngiliz de aslında simyacıyı aramak için çölü
geçmek istemektedir. Birlikte bir deve kervanıyla çölü geçmek üzere
yola çıkarlar.

Santiago, çölden de daha birçok şey öğrenebileceğini düşünerek dikkatli
gözlemler yapmaktadır. Fakat İngiliz arkadaşı ise elindeki kitapları
okumakla meşguldür. Yolda karşılaştıkları güçlüklerde kendi kişisel
menkıbelerini aramak üzere yola çıktıklarını söylüyorlardı. Kendi
kişisel menkıbesini yaşayan kimse, “her şey bir ve tek şeydir” sonucuna
varır ve neye ihtiyacı varsa onu elde edebileceğini bilirdi. Simyacı,
evrendeki sonsuz yolculuğunda en büyük sorunun her şeyin bir ve tek
olduğunu anlamak ve bu biricik şeyin kendi gerçek görevini yerine
getirmesiyle her şeyin mümkün olacağını bilirdi.

Santiago, yüreğinin söylediklerini dikkatle dinleyerek çölde
ilerlemesine devam etti.Karşılaştıkları güçlükler karşısında hep kendi
kişisel menkıbesine güvendi ve sonunda kumullar tepesine ulaştı.
Piramitler, bütün görkemiyle karşısında yükseliyordu. Dizüstü düşüp
ağladı ve kişisel menkıbesine ulaşırken rastladığı insanlar için
Tanrı’ya şükretti. Hazineye ulaşmak için kumulu bütün gece boyunca
kazdı. Sabah gün doğarken doğruldu ve piramitlere baktı. “Gerçekte
kendi kişisel menkıbesini yaşayan kimseye karşı hayat cömerttir” diye
düşündü. Piramitlerin de ona gülümsediğini hissederek yüreği neşeyle
dolu olarak o da piramitlere gülümsedi. Sonunda hazinesini bulmuştu.

Sonuç olarak; Romanın kahramanı Santiago babasının verdiği parayla
aldığı koyun sürüsü ile birlikte geceyi geçirdiği eski, yıkık bir
kilise bahçesindeki incir ağacı altındadır. Sabah uyandığında gerçekten
bulunduğu yeri kazmış ve içi mücevher dolu bir sandık bularak rüyasında
gördüğü ve Mısır’a piramitlere kadar gidip bulmayı arzuladığı hazineye
kavuşmuştur.



Paulo Coelho, 1947 yılında Brezilya'da doğdu. Yazarlığa başlamadan önce
ülkesinde tanınan bir şarkı sözü yazarıydı. Bir süre gazetecilik de
yapan Paulo Coelho, 1986 yılında Hıristiyanların Batı Avrupa'dan
başlayıp İspanya'da Santiago de Compostela kentinde sona eren
geleneksel hac yolculuğunu yaptı. Bu deneyimini Hac adlı kitabında
anlattı. 1988 yılında yayınlanan romanı Simyacı, Coelho'yu en çok
okunan çağdaş yazarlardan biri yaptı. 42 ülkede yayınlanan, 26 dile
çevrilen Simyacı, benzersiz bir başarıya ulaştı. Paulo Coelho'nun
kurduğu Paulo Coelho Enstitüsü, ülkesindeki yoksul çocuk ve yaşlılara
yardım etmektedir. Coelho, Unesco'nun Kültürlerarası Diyaloglar
programında danışman olarak görev yapmaktadır. Aynı zamanda İsviçre'nin
Davos kentindeki Dünya Ekonomik Forumu'nu düzenleyen Schwab Vakfı'nın
yönetim kurulundadır. Yapıtlarıyla pek çok ödül ve nişan alan Paulo
Coelho, Brezilya'nın Rio de Janeiro kentinde yaşamaktadır.


Diğer romanları:
Beşinci dağ,Piedra ırmağının kıyısında,Veronika ölmek istiyor,Şeytan ve genç kadın,ışığın savaşcısının el kitabı,onbir dakika


































SİMYACI HAKKINDA:

Brezilya'lı eski şarkı sözü yazarı Paulo Coelho'nun, yayınlandığı 1988
yılından bu yana dünyayı birbirine katan, eleştirmenler tarafından bir
`fenomen' olarak değerlendirilen üçüncü romanı. Simyacı, altı yılda
kırk iki ülkede yedi milyondan fazla sattı. Bu, Gabriel Garcia
Marquez'den bu yana görülmemiş bir olay. Yüreğinde, çocukluğunu
yitirmemiş olan okurlar için bir `klasik' kimliği kazanan Simyacı'yı
Saint-Exup‚ry'nin Küçük Prens'i ve Richard Bach'ın Martı Jonathan
Livingston'u ile karşılaştıranlar var (Publishers Weekly). Simyacı,
İspanya'dan kalkıp Mısır Piramitlerinin eteklerinde hazinesini aramaya
giden Endülüslü çoban Santiago'nun masalsı yaşamının felsefi öyküsü.
Sanki bir `nasihatnâme': `Yazgına nasıl egemen olacaksın, mutluluğunu
nasıl kuracaksın?' sorularına yanıt arayan bir hayat ve ahlak kılavuzu.
Mistik bir peri masalına benzeyen romanın altı yılda, yedi milyondan
fazla okur bulmasının gizi, kuşkusuz, onun bu kılavuzluk niteliğinden
kaynaklanıyor. Simyacı'yı okumak, herkes daha uykudayken, güneşin
doğuşunu seyretmek için şafak vakti uyanmaya benziyor.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
https://criminals.yetkinforum.com
 
Simyacı
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
..::CriminalsGrup a Hos Geldiniz::.. :: Egitim&Ögretim :: Kitap Özetleri-
Buraya geçin: